Uzak

- O kadar da gri olmasın. Etrafa baktığımda en azından biraz yeşil göreyim. Yeterince gri gördüm ve yaşadım.

- Biraz abartmıyor musun?

- Sanmıyorum. Ne hissediyorsam onu söylüyorum.

- Peki devam et.

- Küçük bir balkonu olsun. Büyük keyifli anlar yaşayabileceğin kadar küçük. Belki önünde ağaçlar, dallar. Dalların arasından biraz uzakta bir yol. Arada bir o yoldan yalnız hissettirmeyecek kadar tek tük arabalar geçsin.

- Gerçekten böyle mi hissediyorsun.

- Evet.

- Alt tarafı ev seçiyorsun. Çok fazla bir şey beklememelisin.

- Farkındayım. Ama bunu yaşamadan anlayamazsın ki. Ve ben daha önce yaşadım. Ait olduğun yeri bulmak…o kadar önemli ki. Yoksa bağlanamıyorsun, her an gidecekmiş gibi yaşıyorsun.

- Sen taşınmak ve ilişkiyi karıştırıyorsun sanırım.

- Birbirlerine benziyorlar zaten. İlişkide de huzurlu olmadığın bir yerde fazla kalamıyorsun. İlişkinin de sana huzurlu hissettirmesi gerekiyor…aynen bir ev gibi.

Üç sene önce taşındığım evi hatırlıyor musun? Hani hiç içinde oturmayıp üç ay kirasını ödediğim. O hiç olmayacak bir ilişkiydi mesela. Ait hissetmiyorsun ne içinde varsın ne de yoksun.

- Ve sonra taşındın.

- Evet. Daha sevebileceğim bir yere. Bir sene yaşadım orada. Evim diyemesem de bir şeyler eksik olsa da yaşadım. O da bana bir şeyler yaşattı. Yani karşılıklıydı. Arkadaşlarımla eğlendiğim gibi üzüldüm de tartıştım da o evde. Ama hala bir ev arayışı içindeydim oradayken de.

- Ve sonra geri döndün.

- Evet. Her şeyin başladığı yere döndüm, kendi evime. Orada huzurlu hissettim, benim hissettim, sahiplendim, bırakmadım. Bak bu da bir ilişki tanımı gibi. O evin içinde de bir şeyler eksikti ama ondan vaz geçmedim. Ona o eve pek çok şey verim, o da bana. Bir süre sonra ben o eve bir şeyler katmaya devam ettim ama karşılığını bir tülü alamadım.

- İlişki tanımı devam ediyor.

- Öyle. İlişkiden de beklediğim bu zaten. Uzun süre sonra tekrar kavuştuğun bir şeyi kaybetmek istemiyorsan çaba harcamalı ve biraz da onun açısından bakman gerekiyor. Onu okuman gerekiyor.

- Ve şimdi tekrar taşınıyorsun.

- Sahiplenip sahiplenmeyeceğimi, sevip sevmeyeceğimi bilmiyorum. Belki yine kiralayıp oturmam.

- Taşınmaktan vaz mı geçsen?

- Sen ilişki olmadan yaşamayı kabul eder misin hayatının sonuna kadar?

- Evde başka neler olsun istiyorsun?

- Bir ilişkide olmasını isteyeceğin her şeyi. Seni iyi hissettirsin, senin hissettirsin…güven.

- Bu kadar uzaklara bakmak zorunda mısın?

- Her şeyi denedim. Eski evlere baktım, eski sokaklara. Bir tarafım ruhu, dokusu olan eski mahalleleri istiyor ama diğer tarafım sıfırdan başlayıp her şeyden uzaklaşmak istiyor. Yeni olsun. Eskiler üzüyor.

- Ve sen de Zekeriyaköy diyorsun öyle mi?

- Neden olmasın. Her şeyle arasında bir mesafe var…geçmişle bile.

- Bu biraz yalnızlık değil mi? Her şeyine uzak kalmıyor mu?

- Doğru haklısın, işte bu yüzden istiyorum. Yeni her şeyler yaratmak istiyorum. Zaten çok da fazla vaktim kalmadı.

- Lütfen bunu hatırlatma.

- Sen de kabullenmelisin, barışık olmalısın. Zamanı gelince bu uzaklık size de çok yarayacak.

©2023