Rutin

- Gel biz bu işi böyle yapmayalım.

- Nasıl?

- Sence de böyle zor olmuyor mu? Eşyalarının yarısını senin evinde yarısı benim evimde. Benim eşyalarım da öyle.

- Evet bazen zor oluyor. Aradığım şeyi bulamadığımda sende mi yoksa evde mi bulamadım emin olamıyorum. Bunun için de aramak istemiyorum seni…ne yapacağız peki?

- Bunun bir tek çözümü var. Birlikte yaşayalım. Bir ev bakalım birlikte ne ben sana taşınayım ne de sen bana…yeni bir başlangıç yapalım.

- Sence yapabilir miyiz?

- Yapamaz mıyız?

- Düşünelim bunu biraz.

- …

- Ne oldu şimdi?

- Bir şey olmadı. Ben yeterince düşündüm çünkü daha fazlasına gerek yok.

- Peki…ama moralin bozuldu.

- Yok…Ya da boş ver. Boşa kürek çekiyoruz. Biz ileride olamayacağız zaten görüyorum bunu. Gitsem iyi olacak.

- Neden vazgeçtin ki, olmaz demedim ben. Sadece düşünelim dedim. Ama sen şu an ayrılmaktan bahsediyorsun.

- ...

- Ne oldu şimdi gerçekten anlamıyorum.

- …

- Eğer bu kapıdan çıkarsan geri dönüşü yok biliyorsun değil mi.

- …

- Gerçekten anlamıyorum.

- Biliyorum anlamıyorsun, hiçbir zaman da anlamadın. Anlatıp görmeni sağlamak istemiyorum o zaman her şey zorlama olur. Ben öyle olsun istemiyorum. İçinden gelmeden benim yönlendirmemle bir şeyleri göreceksen bunun bir anlamı yok. Zorluyoruz sadece.

- Sen beni sevmediğini söylüyorsun şu an. Senin bu yaptığın şımarıklık.

- Öyle inanmak istiyorsan peki. Ama değil.

- Her şeyi göze alıyorsun yani.

- Buradaki eşyalarımı alıyorum. Bir kere daha eşyalarımı çöpe atma zahmetinden kurtarayım seni.

- …

- Senden beklediğim şeyi hiç anlamadın. Rutin olmasından korktun hep. Ama derler ki “rutin olmayan hiçbir şey kalıcı olmaz hayatında.” Rutine dönmesini o kadar istemiyordun ki sonunda rutin olursa kaybetmekten korkar oldum. Bu korkuyla, bu sorularla yaşamak istemiyorum ben. O anı beklemektense o anı getirdim işte, bekletmeye gerek yok.

©2023